MUTLU OLMAK ÜZERİNE

 Birçok duyguya sahiptir insanoğlu ancak mutluluk duygusu diğerlerinden daha çok önem arz eder çoğu zaman bizler için. Öyle ki mutluluğu elde etmek bazılarımız için en temel amaç olur. Peki mutlu olmak, karamsarlığa düştüğümüz zamanlarda yakınarak söylediğimiz "Mutlu olmak imkansız bu dünyada."  cümlesindeki gibi imkansız mıdır?


Hepimizin mutlu olduğu, deyim yerindeyse "mutluluktan havalara uçtuğu" zamanlar olmuştur. Ancak mutlu olmayı amaç edinenlerin asıl hedefi "kalıcı" mutluluktur. Sonuçta gelip geçici bir duygu bizim ne işimize yarar!

Bizler bile gelip geçiciyken duygularımızın kalıcı olmasını beklemek biraz garip olurdu. Elbette üzüleceğiz, acı çekeceğiz, öfkeleneceğiz... Bizim yapmamız gereken bunları hiç yaşamamak veya hissetmemek değil; bizlerde kapladığı alanı azaltmak. Bertrand Russell'ın da dediği gibi: "Üzülmemek elde değildir, ama üzüntüyü en aza indirmek için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Bazılarının yaptığı gibi, talihsizlikten en son damlasına kadar üzüntü çıkarmayı amaç edinmek, aşırı duygusallıktan başka bir şey değildir. Üzüntünün insanı yıkabileceğini yadsıyor değilim, ama herkesin böyle bir sondan kaçınması gerektiğini ve zararlı ya da alçaltıcı olmamak koşuluyla, küçük de olsa kendisini oyalayacak bir şeyler araması gerektiğini anlatmak istiyorum."



Mutluluğun kalıcı olmadığını anlıyoruz artık, yerini zaman zaman üzüntü duygusuna kaptırır çünkü. Ama mutluluğun imkansız olmadığını da anlıyoruz, üzüntümüzü giderince geri gelir çünkü. Bizim yapmamız gereken mutlu olmak için çaba sarf etmek. Mutluluk durup dururken öylece bizi bulmaz. "Armut piş, ağzıma düş." mantığıyla hareket ederek mutluluğu yakalayamayız. Bu yüzden bunca dert ,psikolojik sorun, hastalık gibi mutsuzluğu tetikleyen durumlar arasında mutluluğu elde etmek için kendimize yollar bulmalıyız. Ve bu yollardan -bence- en önemlisi: meşguliyet.
Yine Russell, "Mutlu Olma Sanatı" kitabında bu konuyla ilgili şöyle diyor: "Mutluluğun sırrı şudur: İlgilerinizi olabildiğince genişletin..."
Bu da bizler için büyük bir önem teşkil ediyor.
Yeni hobiler edinmeli, farklı şeyler denemeli, ilgi alanlarımızı keşfetmek için uğraşmalıyız. Üzüldüğümüz, sıkıldığımız, acı çektiğimiz zamanlarda bir şeylerle meşgul olmalıyız.
Ayrıca -iyi yönleri olsa da- daimi rekabetten ve kıskançlıktan da kurtulmamız gerekir. Çünkü kendimize tam anlamıyla odaklanmadığımız sürece mutlu olma yolundaki çabamız sekteye uğrar.

Mutluluğa engel olan kişisel etmenlerden ve bunların çözüm yollarından kısaca bahsettim. Ancak insanın sosyal bir varlık olduğunu ele alırsak kişisel etmenlerin yanı sıra toplumsal etmenlerin olduğunu da yadsıyamayız. Kamuoyu ve aile baskıları da mutluluğa engel olan nedenlerin başında geliyor. Düşüncelerimizin kabul görmediği ortamlarda mutlu olmamız çok zor. Dünya görüşümüz, yaşayış tarzımız, isteklerimiz ailemize ve kamuoyuna ters ise baskı kaçınılmaz. Kendi istediğimiz gibi yaşayamadığımız baskı dolu ortamda mutluluk neredeyse imkansız. Kişisel sorunlarımızı ortadan kaldırdığımızı varsayarsak geriye bu çevresel sorunları ortadan kaldırmak kalır. Kendi üzerimizde değişiklik yapmak çevremiz üzerinde değişiklik yapmaktan daha kolay. Başkalarını değiştirmenin zor olduğunu biliyoruz, bu yüzden onlardan uzaklaşmak en iyi çözüm diyebiliriz. Burada da yine "meşguliyet" bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Spora gitmek, yürüyüşe çıkmak, kitap okumak gibi aktiviteler de uzaklaşma eylemimiz için güzel yollar. Ayrıca bazı hobiler dinginlik ve gevşeme sağlarken, bazıları da serotonin, dopamin ve endorfin gibi mutluluk ve heyecan verici etkisi olan hormonları aktive eder. Bu yüzden hobi sahibi olmak beden ve ruh sağlığı dışında sosyal yaşantımıza da bu yönüyle katkı sağlar.

Sonuç olarak, mutlu olmak mümkün ve biz bunun bilincinde olarak mutlu olma yolunda sınırlarımızı zorlayarak yürümeliyiz. Bunca  sorunun ortasında mutlu olmayı hak ediyoruz ve koşullarımız el verdiğince mutlu olmalıyız. Mutsuzluklarımızdan kaçmak için değil yeni mutluluklar elde etmek için emek vermeliyiz.

Şu dizelerle bitirmek istiyorum yazımı:
“Mutlu uyumak lazım azizim
Madem uyku yarı ölüm halidir
Mutlu ölmek lazım
Her gece.."
Cemal SÜREYA

                                                                                                                   Ömer Faruk TÜRKMEN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNSAN DOĞASI VE İHTİYAÇLARI: ERİCH FROMM

HER SON YENİ BAŞLANGIÇ

İLİŞKİLERDE BAĞLANMA VE BAĞLANMA STİLLERİ