YAŞLILIK DANIŞMANLIĞI
Tüm insanlar irili
ufaklı korkulara sahiptir. Kimileri örümcek, köpek, kedi, palyaço gibi somut
varlıklardan korkar; kimileri ise karanlık, unutulmak, yalnızlık, gibi soyut ve
daha kavramsal korkulara sahiptir. Ancak ölüm korkusu bambaşka bir konudur.
Hepimiz için geçerli olan, belirsizliğin en çok hissedildiği korkudur ölüm
korkusu.
Burada bir kuramdan
daha bahsederek yaşlılık danışmanlığına konuyu getirmek istiyorum. Bahsedeceğim
ikinci kuram Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı. Erikson’a göre hayatımızın
her döneminde bazı ikilemler bizi karşılar. Yaşlılık dönemi ise “Benlik(EGO) Bütünlüğü–Umutsuzluk”
ikilemine sahiptir. Benlik Bütünlüğü’nü koruyamayan yaşlılarda umutsuzluk
görülür. Artık yaşamın sonuna geldiğini, zamanını iyi değerlendiremediğini ve
artık yapabileceği hiçbir şey kalmadığını düşünen yaşlılar bu hüzün ve
umutsuzluğun yanında bir de ölüm kaygısıyla boğuşurlar. Ölüm kaygısı her yaştan
bireyde görülebilir ancak yaşlılarda bu umutsuzluk duygusu işleri daha farklı
bir konuma getirir.
Bu kaygı ve umutsuzluk
hissinin yanında yaşlı bireyler, hayatlarında zamanın getirdiği bazı
değişimlerle de karşı karşıya kalmaktadır. Hayatlarındaki değerli insanların
kaybı, depresyon, çocukların evden ayrılması, işten ayrılma, emeklilik, uyum
sorunları ile birlikte gelen rol değişiklikleri de yaşlı bireylerin
karşılaştığı zor durumlar arasında yer almaktadır. Tüm bu yoğun duygu
durumlarına maruz kalan yaşlıların bir de üstüne fizyolojik ve biyolojik
yetersizlikleri durumu daha da içinden çıkılamaz hale getirmektedir.
Yaşlıların bu umutsuzluk
ve kaygı durumuyla başa çıkabilmesi içi
n yapılabilecek uygulamalara; yaşlıların
öz yeterliliğe özendirilmesi, aktif ve sağlıklı bir hayat tarzının benimsenmesi
ve sürdürülmesi için programların oluşturulması örnek gösterilebilir. Bu sayede
birey kendini daha iyi hissedebilecek ve hayatı hala yaşanılabilen bir yer
olarak tanımlayabilecektir.
Tüm bu sebeplerden ve
hem dünyada hem de ülkemizde yaşlı nüfusun her geçen gün daha da artması
sebebiyle yaşlılık danışmanlığına olan ihtiyaç da aynı oranda artmaktadır. Bu
alanda, bireysel danışmanlık ya da grup terapisi şeklinde uygulanabilen
psikolojik danışmanlık ve rehberlik programları(yaşlılık danışmanlığı) dünyada,
özellikle ülkemizde daha da yaygınlaşmalı. Bu çalışmalar ve yardımlar tabii ki
profesyonel anlamda en iyi şekilde uygulanmalı ancak tam verim alabilmek için yaşlı
bireyin yakın çevresi ile(aile, bakımında bulunduğu kişi) iletişim ve işbirliği
halinde olunmalıdır.
Ayriyeten Psikolojik
Danışmalık ve Rehberliğin önleyici ayağından yararlanarak orta yetişkinlik
döneminden de çalışmalara başlanabilir ve ileri yetişkinlik, yaşlılık döneminin
daha az sancılı yaşanması sağlanabilir. Bu konu hakkında yetişkinlerin bilgi
eksikliği mevcut bulunmakta dolayısıyla çalışmaların hem nitelik hem de nicelik
olarak artması gerekmektedir.
Zeynep
DEĞER
KAYNAKÇA
Çelebi,
Ç. D., & Yüksel, M. Y. (2014). Yaşlılık ve yaşlılara sunulan psikolojik
danışma ve rehberlik uygulamalarına bir bakış. Kalem Eğitim ve İnsan
Bilimleri Dergisi, 4(2), 175-202.
Corey, G. Ve Topaktaş, S. (Ed.).
(2015). Psikolojik Danışma ve Psikoterapi Kuram ve Uygulamaları. Ankara: Mentis
Yorumlar
Yorum Gönder