ÇOCUK OLMAK
“Dünyayı verelim çocuklara hiç
değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim
oynasınlar
oynasınlar türküler söyleyerek
yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim
sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
dünyayı çocuklara verelim
bir günlük de olsa öğrensin dünya
arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler.”
NAZIM HİKMET RAN
Her
zaman duymuşuzdur. “Her birey 18 yaşına gelene kadar çocuktur.” cümlesini. Bu
ne demek diye düşünmeye başladım. Araştırmaya başladığımda tüm çocukların
eğitim, sağlık yaşama, barınma, fiziksel ve psikolojik ihmal ve istismardan
korunma haklarına sahip olduğunu belirten yazılar okudum. Peki bana göre ne
anlam ifade ediyor diye düşündüm. Benim aklıma çocukluk dendiğinde özgürce oyun
oynamak, arkadaşlık, eğitimin temelinin atıldığı dönemler, yaratıcılık ve
cesaret geldi.
Oyun
oynarken bir çocuk bilinçaltını ve hayal dünyasını o kadar yansıtır ki bir
çocuğu izleyen yetişkin şaşar kalır kelimeler olmadan da insanın kendini nasıl
güzel ifade ettiğini görünce. Bir yetişkin iki çocuk arasında arkadaşlığı
görünce bence gıpta etmelidir. Çünkü o arkadaşlıklar masumane, çıkardan uzak
kurulmuştur. Kavgaları olsa da birkaç saate o arkadaşlık yeniden devam eder.
Çözülür mesele. Acaba en çok da çocuklar mı farkında dünyanın gerçekten üç
günlük olduğunun? Yıllar geçse bile sürecek, yıkılmayacak arkadaşlıkların
bazıları da çocuklukta, yaşamın ilk yıllarında atılır.
Arkadaşlık
temeli kadar eğitimin temeli de bu dönemde atılır. 5 yaşında okuma-yazma
bilmeyen bir çocuk 18 yaşına gelip yetişkinliğe adım atarken kendi kararlarını
verebilen, okullarla iyi ve kötü deneyimleri olan bir bireye dönüşür. Bizim
çevre olarak görevlerimizden biri elimizden gelen fırsatları en iyi haliyle
çocuklara sunmaktır. Öğretmenler çocuklar için rol model olduklarını
unutmamalıdır. Bir çocuk ne görürse ne duyarsa onu yapar çünkü. Ama sadece rol
model yükünü öğretmenlere atmak doğru değildir, anlamsızdır. Çünkü çocuk
büyürken çevreyle de etkileşim kurarak büyür. Unutmamamız gereken fakat bir o
kadar da unuttuğumuz şeylerden biri de çocukların ilgi, yetenek ve becerilerini
görmezden gelmek, onları tek bir sisteme kapatmaya çalışmak. Çocuk “Ressam
olmak istiyorum.” diyor. Biz ise ona “Matematik netlerin yine düşmüş.” diyoruz.
Oysaki çocuğun eline fırça verip resim çizmesini istesek ne güzel olurdu.
Fırçayla resmine vuracağı renkleri aynı zamanda hayatımıza da vurmaz mı?
Aramızda kalsın ben bu tekdüzelikten sıkıldım, bir renk güzel olurdu hayatımda.
Çocuklar
cesurdur, düşüncelerini söylerken korkmaz. Neden korksun ki? Onun düşüncesi, o
öyle düşünüyor. Başkası katılmasa da olur. Bu yaratıcılığı için de geçerlidir.
Hiçbir konu hakkında fikri olmayan çocuk gördünüz mü? Ben görmedim açıkçası
çünkü çocuklar yaratıcıdır illaki bir şey bulurlar. Doğru ya da yanlış bir
fikri vardır. Resimleri kadar düşünceleri de sözleri de rengârenktir. Aslında
böyle bakınca çocuklardan öğrenecek ne çok şeyimiz varmış.
Çocuklukların
yaşayacağı bütün anları elimizden geldiği kadar güzelleştirmeye çalışmalıyız.
Çünkü çocuğun bir isteği duygusal veya maddi fark etmeksizin karşılanmazsa
yetişkinlikte o istek çocuğun karşısına sorun olarak çıkacaktır.
Dikkat, çocuk yetiştirirken önemli unsurlardan
biridir. Sonuçta o çocuklar da büyüyecek ve geleceğimizin bireyleri olacak.
Hastalandığımızda bizi tedavi edecek sağlık çalışanı, çocuklarımıza bakacak
öğretmen, zor zamanlarımızda elimizden tutacak yetişkin, üretim yapacak güç
olacaklar. Bize nasıl davranılsın istiyorsak biz de çocuklara öyle
davranmalıyız.
Biz
ne yapıyoruz peki? Kulaklarımızı tıkıyoruz: Kayıp çocuk haberlerine, istismar
edilen çocuklara, yardım bekleyen çocuklara, okumak istediği halde imkânı
yetmeyen çocuklara, 12 yaşında olmasına rağmen evlendirilen çocuğa, tokat
atılan çocuğa ve nicesine…
Birimizin
sesi evet çok kuvvetli olmayabilir ama biraz da domino etkisi değil mi bu
işler? Beni duyan başkası da ses çıkarırsa böylece de çocukların kendilerini ve
haklarını korumak daha mümkün olmaz mı?
Melek Gündüz
Yorumlar
Yorum Gönder