BEYNE MİNİK BİR YOLCULUK
“Her şey zihinde başlar. Zihin boş bir levhadır. Hayır, aslında her şey zihinde vardır öğrenme sadece beyinde var olan bilgilerin açığa çıkma sürecidir.”
Ortaya atılan fikirler zihnimde uçuşmaktaydı. Ben bilinçli olarak bu fikirlerle boğuşurken beynimde neler oluyordu? Soyut fikirlerin zihnimde bu kadar hızlı bir şekilde uçuşamadığı somut işlemler dönemindeyken bile beyne duyduğum merak oldukça büyüktü. Anlama, öğrenme nasıl gerçekleşiyordu? Bazı şeylerin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hemencecik hatırlayabilmekle birlikte sınav için çalıştığım bilgileri sınavdan çıkar çıkmaz unutmam... Bu farkı sağlayan şey neydi? Öğrenmedeki farkı sağlayan etmenler nelerdi? Her şeyin kontrol merkezi, acı duyusundan kişisel olarak yoksun beyin-herkese acı hissettirebiliyor olmasına karşın kendisi acı hissetmiyor-o mucizevî yapı ceviz şeklinde 1,5-2 kg arasında ağırlığı değişebilen bu yapı içerisinde nasıl olur da milyarlarca sinaps ve milyarlarca bilgi barındırabiliyordu? Sanırım bu soruları her şeyin müsebbibi olan kişiye yani beyne sormam gerekiyordu. Gerekli olabilecek tüm malzemeleri yanıma alıp bir yolculuk yapmaya karar verdim. İçimdeki meraklı minik kocaman bir kamp çantasını sırtına yüklenmişti. Yanına aldığı çantanın büyüklüğü beni oldukça şaşırtmıştı. Gözlerimdeki şaşkınlığı görmüş olmalı ki “Beyne yolculuğa çıkıyoruz farkında mısın? Beynin büyüklüğünü düşünecek olursak benim çantamın büyüklüğü beynin yanında hiç.”deyiverdi kendinden emin bir edayla. İçimdeki minik çocuk da hazır olduğuna göre her şey tamamdır. Haydi şimdi hep birlikte o içimdeki meraklı çocukla beraber beyne minik bir yolculuk yapalım. Hayali olarak beynimizi gezdiğimizi düşünürsek en alt kısımda beynin en ilkel versiyonu vardır. Savaş ya da kaç tepkisini üreten ilkel bir beyin. Evrimsel olarak baktığımızda ilk oluşan beyin yapısı. Bizi karşılar: “Ben en ilkel beyin bölgesiyim, beynin diğer yapılarından önce oluşmuşumdur. Her şeyin temeli benim. Diğer beyin yapıları benim üstüme yapılanmışlardır. Her ne kadar diğer beyin yapıları zaman zaman bana kızsalar da ben tüm yapıyı hayatta tutmak için varım.” Aslında bu bölge için modern insanı gündelik bir durumda sanki vahşi doğadaymışçasına tepki vermesinin altında yatan beyin bölgesi diyebiliriz. Vahşi doğada tehdit bir aslan iken modern dünyada bir sorun olduğunu belirten bir mail, önemli kararların alınacağı bir toplantı... Bu bölgenin etkisine karantina zamanlarında sık sık şahit olduk. Gıda malzemeleri, hijyen malzemeleri almak için insanların birbirlerine girmesinin altında ilkel beyin bölgesinin aktive olması yatmaktaydı. Aslında hayati olmayan bir tehdit bile olsa kimi zamanlar prefrontal korteksten önce ilkel beyin aktive olarak içinde bulunulan durumun daha da kötüye gitmesine sebep olabilmektedir. Beyin sapına bağlı beyincik:“Denge merkeziyim, fiziksel hareketlerin koordinasyonunu sağlarım. Beden duruşunu ayarlarım.” Bu yapıyı düşündüğümde hep ip üzerinde yürüyen cambaz aklıma gelir. Cambazların beyincikleri çok gelişmiş olmalı dedi içimdeki çocuk gülümseyerek. Limbik sistemin yapıları karşılıyor beni ansızın. Amigdala, hipotalamus ve hipokampüs. Muhteşem üçlü şimdi karşımda. Badem şeklindeki bir yapı karşımıza çıkıyor. Amigdala:“Ben duyguların kontrol merkeziyim. Duyguları tetikleyen durumlarda rastlarsın amigdala aktivasyonuna.”Korku, kaygı, heyecan, mutluluk, öfke tüm duygular burada karşımda duruyordu. Aklıma “Inside Out (Ters Yüz)” animasyon filmindeki karakterler geldi. Neşe, üzüntü, korku, tiksinti ve öfke. Ama şu an karşımda çok daha fazla duygu çeşidi, şiddetine göre farklı skalalarda dizilmişti, tıpkı renk skalası gibi bir duygu yelpazesi önümdeydi. Kaygı bozukluklarında, duygudurum bozukluklarında yapılan çalışmalarda amigdalaya sıklıkla rastlıyordum ama yüz yüze tanışınca kanım amigdalaya daha da ısınmıştı. Hipotalamus:“Beynin termostatıyım. Hava çok mu sıcak? Hemen hava sıcaklığını düşürürüm. Acıktın mı? Hemen kendini doyurman için sana sinyal gönderirim. Susadın mı? Su dengesini ayarlarım. Ödül ve ceza işlevleriyle de ilişkiliyimdir.” Temel fizyolojik ihtiyaçların dengesini sağlayan yapıdır. Vücudun homeostazisini yani iç dengesini sağlar. Ödül ve cezanın öğrenme ve bellek üzerinde etkisi bulunmaktadır. Buradan hareketle hipotalamusun öğrenme üzerinde etkisi olduğunu söyleyebiliriz. “Anneye benziyor biraz” dedi içimdeki minik. Hipokampüs denizatı şekliyle duruyor karşımda şimdi de. Kampüs kelimesi okulumuzun kampüsünü aklıma getiriyor. Buradan da hareketle bilgi merkezi olduğu belli diyorum içimden. “Öğrenme anında oldukça aktif olurum. Bellek ediniminde aktifim. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kampüsü gibi düşünebilirsin. Uzaysal yön bulmada görevliyim. İşte makalelerde karşına çıkan hipokampal alan aktivasyonu değişimi o benim.”Kafamı öbür yana çevirdiğimde nöronları görüyorum el ele vermişler dendritlerle aksonlar. Milyonlarca nöron işbirliği içinde çalışıyor. Sinaptik boşluktaki nörotransmitter ve bu nörotransmitterleri tanıyan reseptörlerle selamlaşıyoruz. Kendimi elektrik akımına ve nörokimyasal iletimin akışına bırakıyorum ve bu büyük orkestranın şefi beynin zirvesine ulaştığımda beni karşılıyor. Prefrontal korteks. Yürütücü işlevlerden sorumlu beynin en son gelişimini tamamlayan bölgesi. Ergenlik dönemindeki bireylerde bu yapının gelişimi hala devam ettiği için kimi zaman bazı kararları vermekte zorlanabilmektedirler. Prefrontal korteks; dorsolateral, ventrolateral, orbital olmak üzere 3 bölüme ayrılmaktadır. “Ben planlama, karar verme, dikkat gibi üst düzey bilişsel işlevlerden sorumluyumdur. Beyin yapılarındaki arkadaşlarımı ziyaret ederken yeterince iyi bir planlama yapamadığınızı görmekteyim. Daha tanışmadığınız pek çok değerli arkadaşımız var.”İçimdeki minik:“Bize sitem ediyor sanırım ama neyse” dedi gülümseyerek. Diğer beyin yapılarına ilerleyen zamanlarda uğrayacağımın sözünü vererek prefrontal korteksten ayrıldım. “Bu prefrontal korteks beynin başkanı gibi bir şey sanırım her şeyi koordine ediyor.” dedi içimdeki minik. Bir yandan onun da yorulduğunu fakat her çocuk gibi merakla devam etmek istediğini görüyordum gözlerinde. Tabii ki de tüm cevapları ilk yolculuğumda alabilmemiz mümkün değil. Beynin gizemlerini keşif yolculuğum tahmin ettiğimden de uzun sürecek sanırım. İyi ki meraklı miniğimin çantası dopdolu ama şimdi birazcık mola zamanı.
Kaynaklar:
Gerrig,
R. J. ve Zimbardo, P. G. (2017), Psikolojiye Giriş: Psikoloji ve Yaşam, çev. G.
Sart, Nobel Yayıncılık, Ankara.
Öktem,
Ö.(2006). Davranışsal Nörofizyolojiye Giriş. Nobel Tıp Kitabevi, İstanbul.
İçeriği Hazırlayan: Selin Çiltepe
Yorumlar
Yorum Gönder